twit

leftside social

Bir sessizlik... Dikkatli gözlerin fark edeceği türden bir dırdırlanma, vırvırlanma eksikliği. Önceki gün Mustafa Balbay'ın tahliye haberinin geldiği saatlerde, "tepki enflasyonu" ile meşhur sosyal medyada pek tuhaf bir sessizlik vardı. Şu cümleler pek duyulmadı:
"Vay darbeciyi bıraktılar!'

"Efendim, bu demokrasi açısından pek tehlikeli bir tahliye."

Böylece anladık ki 'entel-aktüel iklim' adamakıllı değişmiş. Elbette, haksız yere dört yıl hapsedilmiş bir insanın karşısında kimilerinin terbiyesini...

Yazının Devamı

"Gülüm, bayılmakla ölmeyi karıştırma!"
Bayılmakla ölmek karışmasın. Çünkü Gever'de ölen iki insan, iki kardeş, Mehmet Reşit İşbilir ve Veysel İşbilir hakkında Gezi'de üzerine gaz sıkılan insanlar kadar tatlı söz söylenmeyecek. Orası, mayınlı arazi çünkü. Orası "karışık işler". Orası "Abi şimdi o olay öyle değildir" bölgesi. Orası "Tabii çok kötü şeyler oldu ama hadiseye daha soğukkanlı bakmak lazım" toprakları. Oralar "Ya şimdi yani...

Yazının Devamı

Baştan söyleyeyim de:
Gündem bu kadar yoğunken, Hrant'ın davası böyle tiksinme haddimizi denercesine sürerken, Taylan Kulaçoğlu nezdinde sindirme operasyonu sürerken, dersane harbi evlere şenlik "özgürlük mücadelesini" cansiparene sürdürürken, Avukat Selçuk Kozağaçlı yerlerde sürüklenirken, hasılı "olaylar! olaylar!" olup biterken, evet şimdi ben Çinli bir kadından bahsetmenin son derece elzem olduğu kanaatine vardım. Şöyle...

Zagreb'de Çin kanalında bir belgesel seyrediyorum. Şirin sunucu kızımızın iticiliğine rağmen...

Yazının Devamı

"İnan kastım sana değil
Cahille muhabbeti kestim"
Mahsuni Şerif

***

Yeni bir şey öğrendim. Hollanda'da insanlar, tıpkı bizim "Onun ipiyle kuyuya inilir mi?" ya da "Onun yola çıkılır mı?" derken kastettiğimiz şeyi söylemek için şöyle soruyorlar:
"İyi biri olabilir ama onun evinde saklanır mısın?"
Amsterdam'da bir evde uzun süre saklandıktan sonra Yahudi olduğu için ihbar edilip toplama kampında ölen Anne Frank'ın ülkesinde bunun...

Yazının Devamı

Muhafazakarlığın ikiyüzlülüğü muhafazakarların tek tek yalancı veya sahtekar olmasından kaynaklanmaz. İkiyüzlülük, aralarında yaptıkları yazısız bir sözleşmeden gelir. Bu, temel bir bilgiyi yok saymak sözleşmesidir. Muhafazakarlar bir noktada “Tamam, şimdi şöyle yapıyoruz: Esas olan değişim değilmiş ve aile, devlet, gelenek, ordu gibi kurumları değişimden azade tutabilimişiz gibi davranıyoruz. Okey miyiz arkadaşlar?!” sözleşmesi yaparlar. Oysa her insan en kötü ihtimalle otuz yaş civarında doğadaki,...

Yazının Devamı

"Ec'aanım, yani yakışıyor mu size bunca şey olurken!"
Böyle diyorlar, ben siyasetin dışında bir şey yazınca, "ama yani hem de böyle birgünde!"
Birincisi, "hem de böyle" günler hiç bitmez. "Tarih yazılır" sonra üstü çizilir, yeniden yazarlar falan filan. İkincisi, nezaketimizden susuyoruz. (Susuyoruz derken, buradaki kibir semirmesi sonucu devleşen birinci tekil şahıs değil. 'Biz' derken, benim bildiklerimi bilen, gördüklerimi gören insanlardan bahsediyorum.) Çünkü...

Yazının Devamı

Türkiye'nin günlük rezalet, kepazelik, "yok artık! yuh!" pazarından ("Hepsi sabah çıktı" diye giden tezgahtar repliğinin gerçek olduğundan emin olduğunuz tek pazar!) bir şeyler seçmek için internette gezindikten sonra vazgeçtim. Müzecilik üzerine yazmaya karar verdim. Evet. Müze iptilası olanlar yazının bundan sonrasını okumayabilirler. Yola, müzelerle başa çıkamayanlarla devam edeceğiz.

Dünyanın çeşitli müzeleriyle üç başlık altında toplanan bir ilişkim var:

1. Gidemeyiş- seyrek bir...

Yazının Devamı

Komplo teorileri romanlar gibidir. Gerçek hayatla tutarlı olmasına çok gerek yoktur, mühim olan kendi içindeki tutarlılığı, kendi iç gerçekliğine olan sadakatidir. Bu yüzden lezzetlidirler ve belli bir entelektüel şehvet yaratırlar, tıpkı romanlar gibi. Belgelendirilmemiş izlenimlerin birbirine belli bir mantık ya da bakış açısıyla bağlarsanız elinizde bir komplo teorisi olur. Bir tür zihin egzersizi için iyidirler ama dünyayı anlamak için fazla nahiftirler. Gelin...

Yazının Devamı

Sizin içki içmenizi istemiyor değiller. Bunu kimsenin görmeyeceği bir yerde yapmanızı istiyorlar.

Sizin kızlı-erkekli “şeyi” (malum, onların nazarında kızlı-erkekli tek bir “şey” yapılabiliyor) yapmanızı istemiyor değiller. Bunu saklamanızı istiyorlar.

Sizin düşünmenizi istemiyor değiller. Bunu evinizde, kimseye söylemeden yapmanızı istiyorlar. Sizin kapalı kapılar ardında sinsileşmenizi, odalarda kokuşmanızı, evlerde sıkışmanızı istiyorlar. Delikanlı olmanızı istemiyorlar, pusucu olmanızı istiyorlar. Sizin artık hayatınızın müstehcen bir şey olmasını,...

Yazının Devamı

Bir çok insan şu anda bir ulaşım aracına tüm varlıklarını kaplayan bir tutkuyla bağlandığı, konuyla ilgili herhangi bir cümleyi hezeyana kapılmadan duyamadığı için şunu okumak onlarda kıyamet etkisi yaratacaktır:

Dün Marmaray'da elektrik kesildi!

Şu anda memleketimizde bu basit gerçekliği duyduğunda sanki varlığına yönelik en alçakça saldırıya uğramış gibi tepki veren insanlar var. Bunların sayısı hiç de az değil. Hükümetin her bir yeni...

Yazının Devamı
social

yhlogo